Otomotivde Büyük Dönüşüm

Otomotivde Büyük Dönüşüm

Yeni Teknolojilerin Otomotive Etkileri

Otomotiv dünyası fosil yakıtlı araçlardan EV (elektrikli) ve hibrit sistemli araçlara büyük bir hızla geçerken yaşanan dönüşümün hızıyla yarışmak ve takip etmek bazen imkânsız hale gelebiliyor. 2020 pandemisinin yarattığı başka etkenlerle iyice hızlanan dönüşüm elektrikli araçlara geçişin çok daha ötesinde gelişmeleri içeriyor.  

Otomobil markaları kimi zaman ortaklıklarla kimi zaman da teknoloji transferleri ve dış kaynak kullanımı ile bu dönüşüme ortak olma gayretlerini sürdürürken bazı alanlarda da sadece kendi inhouse (şirket içi) teknolojilerini ön plana çıkartarak rekabetçi olmaya çalışıyor. 

Değişim ve dönüşüm sadece kullanılan enerjinin niteliği ile sınırlı değil. İletişim devrimi, küreselleşen dünya ticareti ve yeni trendlerin sürüklediği birçok yeni teknolojik gelişme de elektrikli araçlara geçişle beraber aşama kaydediyor. Artık tüketici tercihlerinde bu teknolojiler donanım ve aksesuar paketlerinin yerine kullanılıyor. Eskiden tüm web sayfalarında bazı donanımlar hem ayrı ayrı tanıtılır hem de e-broşür olarak da paylaşılırdı. Kimi markalar ise birkaç ek donanımı yeni bir paket olarak fiyat listesine eklerdi. Vergiler nedeniyle fiyatlara büyük zam getiren donanımların çoğu standart hale gelirken bazı otomobil markaları bu listeleri web sayfalarından kaldırmaya başladı.

Tüketiciler araçlarını yenilerken artık aynı otomobilin yeni versiyonunu almayı yeterli görmeyerek yeni teknolojiye de geçiş yapmak istiyor. Birçok yeni teknoloji de böylece hayatımıza girmiş oluyor.

Bu teknolojilere şöyle bir göz gezdirdiğimizde her birinin firma, sektör ve uygulama alanlarında farklı dünyaları ve yeni gelişme noktaları olan özellikleri barındırdığını fark edebiliyoruz.

2.Otonom Sürüş sistemleri

80’li yıllardan itibaren aşama aşama otomotivin içine dahil olan otonom sürüş, araçların şoförün dahli olmaksızın gitmesini sağlayan ve her yıl eklenen yeni sistemlerin geliştirdiği bir teknoloji. Tüm markalar, yazılım firmalarıyla ortak veya şirket içinde ortaya koydukları projelerle rahatlık ve sürüş güvenliği sağlayan otonom sürüşü öne çıkarmak için yoğun çaba harcıyor.  5 farklı kategori veya seviyede otonom sürüşe sahip araç (5 en yüksek 1 en düşük olarak) tanımı yapılıyor. Halen 2. veya 3. seviyeye gelmiş olan otomotiv sektöründe hedeflenen 5. seviyeye gelebilmek.

2.Yapay Zekâ Teknolojileri

Her alanda karşımıza çıkan yapay zekâ otomotivde de başrolü almaya doğru hızla yol alıyor. Otomobil satış aşamalarında, araç donanımlarında, sürüş güvenliği ve yol tutuş özelliklerini ilgilendiren sistemlerde kısaca her yerde yapay zekâ uygulamalarını görüyoruz. Yapay zekâ bunun yanında üretim hattındaki hataların tespiti gibi noktalarda maliyet düşürme amacına yönelik olarak da otomotiv sektörüne girmiş durumda.

 

3.Otomotivde Nesnelerin Interneti

Nesnelerin İnterneti (Internet of Things-IoT) otomotiv sektöründe tüm kara taşıtlarının ve araçların ve otomotiv dünyasının dijitalleşme yoluyla internete bağlanması ve birbiriyle iletişime geçmesi manasına geliyor. Yeni nesil sensörler, küçük cihazlar, bulut tipi sunucular birçok yeniliği beraberinde getiriyor.

IoT ile tüm taşıtların ve sistem merkezlerinin kurmuş olduğu bağlantı tüm noktaların iletişim halinde olmasını sağlıyor. Artık her elektrikli alet veya sensör çip teknololojisi yardımıyla küçük birer bilgisayara veya veri deposuna dönüşmüş durumda. IoT teknolojileri şoförün ve üreticinin sürekli güncel bilgilere erişimini sağlıyor, aracın durumunu izleyerek bakım ve onarım işlemlerini yürütebiliyor. Filo kiralama şirketleri ve büyük araç filoları bu sayede araç yönetim sistemlerini ve yakıt tüketimlerini azaltabiliyor.  Üreticiler, IoT teknolojisi yardımıyla daha gelişmiş ve bağlantılı araçları piyasaya çıkartarak müşteri memnuniyetini yükseltebiliyor. Diğer paydaşlar da bu verilerle farklı hizmetler sunabiliyor.

Asıl hedf kitle olan tüketici ise mobil aplikasyonlarla otomobiline kolayca erişerek örneğin sıcak havada önceden klima ile aracı soğutmak gibi işlemleri yapabiliyor. Otomobilin bakım zamanı geldiğinde ekrandan randevu alabiliyor veya kendisine özel faiz ve ürün kampanyalarını takip edebiliyor. Esasında bu vb. uygulamalar ve araç içi gelişmiş multimedya eğlence sistemleri lüks araçlardan başlayarak yaşam alanımıza girmiş bulunuyor.

4.Kablosuz Şarj

Kablosuz şarjın cep telefonları ile yaşamın bir parçası olmaya başladığı bugünlerde konunun sadece bir konfor aksesuarından öte boyutları olduğu çok aşikâr. Mademki telefonu uzaktan şarj edebiliyoruz otomobilimizi niye şarj etmeyelim?  Niçin şebekeye sadece bir kablo ile bağlanalım?

Bu konuda farklı ülkelerde birçok çalışma yapılıyor. Tokyo ve Chiba Üniversitelerinin katkısıyla Bridgestone tarafından yürütülen bir projede trafik ışıklarına yerleştirilen özel bobinler şarj istasyonu görevi görüyor. Araç durunca arka lastiklere montajlanan özel bir cihaza enerji yükleniyor. Henüz testleri devam eden bu sistemde 10 saniyelik bir temas otomobilinize 1 km menzil kazandırıyor. Şehir içinde birkaç trafik ışığında bile büyük menzil artışı sağlamak mümkün.

Electreon firması karayolunu kablosuz bir şarj ağına dönüştüren projelerle öne çıkıyor. Bu projelerde temel nokta, hareket halindeki araçların yollardan şarj edilmesini sağlamak. Devam eden projeler de dahil dünyanın dört bir yanında 16 farklı sistem bu şekilde hayata geçmiş durumda. Henüz start-up sayılabilecek bu projenin de önünde ciddi aşamalar bulunuyor.

Amerikan Hevo firması ise elektrikli otomobiller için kablosuz üniteler yapıyor. Bu çözümde prensip, şarj ünitesinin önüne konan büyük bir kablosuz şarj pediyle otomobilin bir kablo takmadan şarj edilebilmesi. Kablolu sistemden çok ayrılmasa da araç sahibini kablo bulundurma sorunundan kurtardığı için tercih edilebilir bir sistem.  

Tüm bunlara hibrit teknolojilerindeki gelişmeleri de ayrı bir başlık olarak eklemek yanlış olmaz. Elektrikli araç sektörünün içindeki teknolojik dönüşümler ise her otomobil markası ve alt sektörleri / yan sanayileri için ayrı birer yazı konusu olabilecek kadar geniş. Kullanılan pil malzemelerinden hücre türlerine, voltaj mimarisinden elektrikli motor randımanına kadar birçok konuda yaşanan gelişmeler teknolojinin durmaya hiç niyeti olmadığını gösteriyor.